Adam: Bu dünyayı neden seviyorsun?
Kadın: Bulutlar yüzünden.

Adam: Bu dünyayı neden seviyorsun?

Kadın: Bulutlar yüzünden.

(via insanyavrusu)

This was posted 1 year ago. It has 131 notes. .

birblogsonra:

TEDxReset TR - Cem Mumcu

İzlenmeli. 

This was posted 1 year ago. It has 4 notes.
Çekirdeksiz kabuksuz
Bir üzüm kadar yalnızım
Hiçbir dalı tutamadım safsızım
Birkaç güzel fikir buldum ama elden çıkardım
İnanırsam insafsızım tatsızım
Kasa kasa toplanmış
Turuncuya boyanmış
Portakallar kadar sıkıldım
Birkaç güzel anım oldu ama elden çıkardım
Ben yaşarken insafsızım tatsızım
Erik kadar aşksızım
Dutlar kadar şansızım
Çıkarsa biri kiraz gibi ansızın
Birkaç güzel erkek buldum
Ama elden çıkardım
Ben severken insafsızım tatsızım
Nil Karaibrahimgil
This was posted 1 year ago. It has 0 notes.
evsns:

Peki sizin yedi geceniz var mı ? Yedi gecesi bile olmayan bir hayatla nasıl öleceksiniz?

evsns:

Peki sizin yedi geceniz var mı ? Yedi gecesi bile olmayan bir hayatla nasıl öleceksiniz?

This was posted 1 year ago. It has 54 notes. .

Seni anlıyorum.

asuremi:

Neden beni sevesin ki?

Güzel değilim.

Yakınında değilim.

Sakarım.

Düşerim sürekli.

Çok çabuk sarhoş olurum.

Güzel değilim dedim ya.

Senin beğendiğin kıztipiyle uzaktan yakından hiç bi alakam yok.

Ortak noktalarımız yok denecek kadar az.

Uzağındayım.

Seni anlıyorum ben. Gerçekten.

Neden beni sevesin ki ?

(Source: asureninhikayesi, via eksilijelibon-deactivated201103)

This was posted 1 year ago. It has 131 notes.
sinsilikpesindeyim:

Birinin kadını olmak istiyorum!  Başka hiç kimse tarafından dokunulmamak, konuşulmamak, bakılmamak hatta! Biraz korunmak, biraz şımarmak… Bir kaç çeşit yemek yapmak, İstiklal caddesinde sıkı sıkı elini tutmak, belki film izlemek ama mutlaka çekirdek çitlemek, bi yerlerde çay içmek, Pazar sabahı kahvaltısı etmek uzun uzun, sahilde yürüyüş yapmak gibi küçük ama zor heveslerim var!  Neden mi? Herkesin eli tutulmaz, herkesle film seyredilmez, herkesle çekirdek çitlenmez, herkesin kadını olunmaz da o yüzden! İçinden gelmeli…Hücrelerine kadar hissetmeli, dna”larına kadar bilmeli insan!Düşünerek emin olunmaz, bir anda ya olunur ya olunmaz.Bir de şu yakın geçmiş duvarları olmasa, kafa da hiç karışmaz ya, olsun! Oysa bazen tek bir söze ya da bir bakışa yıkılır bütün duvarlar…  Kek yapmayı da öğrenmek lazım aslında bi ara! Sabahları uyandığımda “günaydın sevgilim” mesajları görmek istiyorum telefonumda. Gün içinde özlediğim birisi olsun istiyorum. Özlemek istiyorum birini. Çok özlersem dayanamayıp gidip sarılmak istiyorum. Dayanamamak istiyorum! Çalışırken, düşünmek istiyorum sonra onu! Aklımda olduğu için gülümsemek istiyorum ara ara… Gülümsediğim için daha çok çalışmak… Birini sevmek istiyorum; hiç kimseyi sevmediğim gibi, biri sevsin istiyorum beni, hiç sevilmediğim gibi…  Biri o kadar çok sevsin ki beni, hatalarımı da sevsin istiyorum! O kadar çok sevsin ki; hata yapmaktan ödüm kopsun! Kıskansın istiyorum biri beni! Sorsun istiyorum “neredesin” diye, “Hımm kim aradı bakayım” diye! Ben sormam ama, korkmasın. O sorsun! “Biliyo musun ne oldu?” ile başlayan heyecanlı cümlelerimin sonuna kadar tahammül etsin istiyorum biri bana. Mutlaka ipe sapa gelmez bir şey olmuştur ama dinlesin sonuna kadar. Ya bi yavru kedi macerası ya da işte ona benzer bir şeyler olmuştur. Ben de her seferinde sanki bahçeyi kazmışımda hazine bulmuşum gibi heyecanla ve öneminin üzerine basa basa anlatırım ya, dinlesin işte. “Ya, evet, çok mühim bir şeyler olmuş” falan desin bi de sonunda. Şimdi ben istesem İstiklal caddesinde birinin elini tutup gezemem mi?İstesem benimle birlikte çekirdek çitleyip aynı anda film seyretmeyi de başarabilecek birini bulamam mı bi arasam?Şimdi ben yalnız olmak istemesem, yalnız olur ve bunları da yazıyor olurmuydum?Hiç sanmam! Birinin elini tutmakla, birinin elini, sıkı sıkı tutmak arasında çok fark var!Ya tutarsın ya da tutmazsın ya da, tutmuş gibi yaparsın işte.Ben yapmam!Bunu zaten bilirsin.Kimin elini tutacağını yani.Deneyerek bulmazsın.Sadece bilirsin.Bilmek!Açıklaması yok. Ve ben elini sıkı sıkı tutmayacağımı bildiğim hiç kimseyle İstiklal caddesine gitmeyeceğim!Heyecanla ve özene bezene olmadıktan sonra kimseye yemek yapmayacağım!Repliklerin bir anlamı yoksa, kimseyle film seyretmeyeceğim.Zaten çekirdeği unutsun bile, asla olmaz!  Birinin kadını olmak istiyor canım; biraz korunmak, biraz şımarmak… Çekirdek mutlaka olsun!

sinsilikpesindeyim:

Birinin kadını olmak istiyorum!
 
Başka hiç kimse tarafından dokunulmamak, konuşulmamak, bakılmamak hatta!
 
Biraz korunmak, biraz şımarmak…
 
Bir kaç çeşit yemek yapmak, İstiklal caddesinde sıkı sıkı elini tutmak, belki film izlemek ama mutlaka çekirdek çitlemek, bi yerlerde çay içmek, Pazar sabahı kahvaltısı etmek uzun uzun, sahilde yürüyüş yapmak gibi küçük ama zor heveslerim var!
 
Neden mi?
Herkesin eli tutulmaz,
herkesle film seyredilmez,
herkesle çekirdek çitlenmez,
herkesin kadını olunmaz da o yüzden!
 
İçinden gelmeli…
Hücrelerine kadar hissetmeli, dna”larına kadar bilmeli insan!
Düşünerek emin olunmaz, bir anda ya olunur ya olunmaz.
Bir de şu yakın geçmiş duvarları olmasa, kafa da hiç karışmaz ya, olsun! Oysa bazen tek bir söze ya da bir bakışa yıkılır bütün duvarlar…
 
Kek yapmayı da öğrenmek lazım aslında bi ara!
 
Sabahları uyandığımda “günaydın sevgilim” mesajları görmek istiyorum telefonumda. Gün içinde özlediğim birisi olsun istiyorum. Özlemek istiyorum birini. Çok özlersem dayanamayıp gidip sarılmak istiyorum. Dayanamamak istiyorum!
 
Çalışırken, düşünmek istiyorum sonra onu! Aklımda olduğu için gülümsemek istiyorum ara ara… Gülümsediğim için daha çok çalışmak…
 
Birini sevmek istiyorum; hiç kimseyi sevmediğim gibi, biri sevsin istiyorum beni, hiç sevilmediğim gibi…
 
Biri o kadar çok sevsin ki beni, hatalarımı da sevsin istiyorum!
O kadar çok sevsin ki; hata yapmaktan ödüm kopsun!
 
Kıskansın istiyorum biri beni! Sorsun istiyorum “neredesin” diye, “Hımm kim aradı bakayım” diye! Ben sormam ama, korkmasın. O sorsun!
 
“Biliyo musun ne oldu?” ile başlayan heyecanlı cümlelerimin sonuna kadar tahammül etsin istiyorum biri bana. Mutlaka ipe sapa gelmez bir şey olmuştur ama dinlesin sonuna kadar. Ya bi yavru kedi macerası ya da işte ona benzer bir şeyler olmuştur. Ben de her seferinde sanki bahçeyi kazmışımda hazine bulmuşum gibi heyecanla ve öneminin üzerine basa basa anlatırım ya, dinlesin işte. “Ya, evet, çok mühim bir şeyler olmuş” falan desin bi de sonunda.
 
Şimdi ben istesem İstiklal caddesinde birinin elini tutup gezemem mi?
İstesem benimle birlikte çekirdek çitleyip aynı anda film seyretmeyi de başarabilecek birini bulamam mı bi arasam?
Şimdi ben yalnız olmak istemesem, yalnız olur ve bunları da yazıyor olurmuydum?
Hiç sanmam!
 
Birinin elini tutmakla, birinin elini, sıkı sıkı tutmak arasında çok fark var!
Ya tutarsın ya da tutmazsın ya da, tutmuş gibi yaparsın işte.
Ben yapmam!
Bunu zaten bilirsin.
Kimin elini tutacağını yani.
Deneyerek bulmazsın.
Sadece bilirsin.
Bilmek!
Açıklaması yok.
 
Ve ben elini sıkı sıkı tutmayacağımı bildiğim hiç kimseyle İstiklal caddesine gitmeyeceğim!
Heyecanla ve özene bezene olmadıktan sonra kimseye yemek yapmayacağım!
Repliklerin bir anlamı yoksa, kimseyle film seyretmeyeceğim.
Zaten çekirdeği unutsun bile, asla olmaz!
 
Birinin kadını olmak istiyor canım; biraz korunmak, biraz şımarmak…
Çekirdek mutlaka olsun!

(via eksilijelibon-deactivated201103)

This was posted 1 year ago. It has 196 notes. .

(Source: gogofashion, via biseydicem)

This was posted 1 year ago. It has 265 notes. .
“Bir Eşeğin Hatıraları” kitabın adı, Fransızca’dan çeviri bir çocuk kitabı. İkinci el kitap satan dükkanların birinden 2 liraya almıştım. Sırf bu not için almıştım.
Periel nasıl bir çocuktu acaba?
Kitabı ona kim almıştı?
Doğum günü hediyesi miydi?
Kaç yaşındaydı kitabı ilk eline aldığında?
Şimdi nerde, napıyor?
Yaşıyor mu?
Başka kimler okudu bu kitabı?
Neden burda şimdi?

“Bir Eşeğin Hatıraları” kitabın adı, Fransızca’dan çeviri bir çocuk kitabı. İkinci el kitap satan dükkanların birinden 2 liraya almıştım. Sırf bu not için almıştım.

Periel nasıl bir çocuktu acaba?

Kitabı ona kim almıştı?

Doğum günü hediyesi miydi?

Kaç yaşındaydı kitabı ilk eline aldığında?

Şimdi nerde, napıyor?

Yaşıyor mu?

Başka kimler okudu bu kitabı?

Neden burda şimdi?

This was posted 1 year ago. It has 1 note. .

Senin sınavın çok güzel olmak
Ve onun ki çok çirkin olmak.

Çok kırılgan olmak,
Çok güçlük olmak,
Çok yalnız kalmak
Ve akvaryumlarda yaşamak.
Hepsi bir, hepsi eşit zor.
Sen çok güzelsin,
Herkes senin.
Sen herkesi istediğin gibi keser biçersin
Ama birini değil.
Herkesi acıtır, onun için ağlarsın.
O da mesela çok çirkin ya
Kimse onun değil hani.
Kimse ona bakmaz
Biri hariç.
O biriyle, o senden daha mutlu olmaz mı?
O biri gelene kadar sana özenip ağlamaz mı?
Çıt diye kırılıyor mesela o ya,
Tanrı ona çok zorluk vermemiş deme.
Kendi zorlukları ona yetiyor.
Kendini en zorluklar içinde sanıyor.
Çok güçlü insana da acımak yersiz.
Zaten canı seninki kadar tatlı olsa
Tanrı ona bu kadar iğne batırmaz.
Akvaryumunda hiç köpekbalığı yok senin!
Diye çemkirme ona da
Belki onun canını yakan akvaryumdan çıkamamaktır.
Belki senin küfrettiğin köpekbalıklarına o muhtaçtır.
Aman boşver.

This was posted 1 year ago. It has 2 notes.
This was posted 1 year ago. It has 0 notes. .